MÜŞTERİ HİZMETLERİ

+90(216)573-4014

X
MSDS FORMU

Soğutma Suyunda Karşılaşılan Sorunlar

Soğutma suyu olarak kullanılan sular sistemlerde temel olarak 4 ana soruna yol açmaktadır:
1. Korozyon, 
2. Birikinti (scaling),
3. Bakteriyel kirlenme (fouling),
4. Depozitlenme (askıda katıların çökelmesi)

1 KOROZYON
Korozyon, sistemde bulunan metallerin elemental formdan doğadaki hallerine elektrokimyasal yolla dönme işlemidir. Korozyon oluşumu; korozyon hücresi (corrosion cell) açıklaması ile daha net anlaşılır.
Anotta aşağıdaki reaksiyon gerçekleşir;
Fe°--- Fe+2 + 2e- (oksidasyon) 

Katotta ise;
1/2 O2+ H2O + 2e- --- 2OH- (indirgenme) 

Görüldüğü gibi önüne geçilmediği taktirde metalde sürekli olarak kayıp oluşacaktır. Bu kayıplar noktasal olarak (pitting) veya yüzeyin genelinde oluşabilir. Genel korozyon ve pitting korozyonu yanında, farklı metal yapısı nedeni ile iki metal arasındaki elektriksel alışveriş sonucu bir de galvanik korozyon sistemlerin en sık karşılaştığı korozyon tipleridir. Kimyasal uygulamaları ile bu korozyon hücresinin oluşumu engellenmeye çalışılır. Gerek anot gerekse katot tarafında kaplama yapan kimyasallar ile bu elektriksel alışveriş yavaşlatılır.

2 BİRİKİNTİ (SCALE)
Su içinde çözünmüş halde bulunan katı maddeler belli koşullar altında su fazından ayrılarak
bulunduğu yerlere çökelme eğilimine girerler. Normalde tuz, şeker gibi bildiğimiz katılar su içinde ısındıkça daha fazla çözünürler. Bunun aksine soğudukça da kristallenirler. Sularda en çok sorun yaratan kalsiyum karbonat, kalsiyum fosfat, silisli birikintiler ise tam tersine hareket eder. Normalde bir çökelme eğilimi olmadığı halde su ısındığında çözünürlüklerini kaybederek birikinti oluşturma eğilimine girerler. Her bileşiğin “çözünürlük çarpımı” olarak adlandırılan suda çözünürlük sınırını ifade eden bir limiti vardır. Bu sınır aşıldığı taktirde çökelme başlar. Bu durumda temizlenmesi güç, sert birikintiler oluştururlar. Kimyasallar bu noktada kristallenmeyi geciktirici veya mevcut kristal yapıyı bozan içerikleri ile devreye girerler.
Çözünmüş katıların su fazından ayrılmasını önlemek veya ayrıldıktan sonra çökelmesini engellemek amacıyla da kimyasal şartlandırma yapılmaktadır.

3 BAKTERİYEL KİRLENME (FOULING)
Doğada sulu ortamda yaşam faaliyetlerini sürdüren canlılar endüstriyel tesislerde de eğer önlemleri alınmazsa problemleri üreyerek sıkıntı yaşatacak seviyeye getirebilir. Bakteriyel kirlilik korozyonu, ciddi ısı yalıtımı nedeni ile birikinti oluşumunu hızlandırır. Sistemlerde bakteri, yosun ve mantar formunda bulunabilirler. Bu canlıların bazıları oksijene ihtiyaç duyarken (aerobik canlılar) bazıları oksijensiz (anaerobik) ortamda da varlıklarını sürdürebilirler. Güneş ışığı da canlılar için en önemli kaynaklardandır. Sistemlerde bu tip canlıların üreyebilmesi için uygun şartlar ve yeterli miktarda besinin bulunması yeterlidir. Su şartlandırmada bu tip canlılar ile mücadelede farklı mekanizmalar ile çalışan kimyasallar (biyositler) kullanılmaktadır.
 

4 DEPOZİTLENME
Suda askıda bulunan katı maddelerin sistem iç dinamiklerine bağlı olarak belirli bir yerde çökelmeleri, toplanmalarına depozitlenme denilmektedir. Depozitlenmenin scalingden farkı çözünmüş maddelerden dolayı değil aksine askıda bulunan katılardan dolayı oluşmasıdır. Sistemlerde gerek su hızının az olması, gerek ani değişen su sıcaklıkları, gerekse su karakteristiği bu probleme neden olmaktadır. Bu sorunların giderimi için disperse edici kimyasallar kullanılmaktadır. Disperse etme yönteminde birikintinin elektriksel yükü ile ters yüke sahip ürünler tercih edilmektedir.
Yukarıda anılan dört farklı sorunun bir tanesinin sistemde sorun yaratacak boyuta ulaşması
diğerlerinin de sorun yaratmasına neden olabilir. Yani korozyon ürünleri ortamda bulunan scale yapıcı mineraller ile birleşerek ani ısı değişimi olan noktalara çökebilir. Böyle pürüzlü, tutunması kolay ve ısı olarak yaşama elverişli ortam bakteriyel gelişme için de uygunluk sağlar. Böylece zamanla oluşan korozyon diğer sorunların da oluşmasına zemin hazırlayabilir.
 

KİMYASAL ŞARTLANDIRMA
Tek geçişli sistemler ve kapalı devre sistemlere göre açık tip soğutma kulelerinde rastlanan sorunlar daha komplike ve çözümleri daha detaylıdır. Zira tek geçişli sistemlerde ve kapalı devre sistemlerinde stres çok daha düşüktür. Açık tip sistemlerde ise soğutma işlemi suyun buharlaşarak sistemden aldığı ısıya dayandığı için hem suyun saf olan kısmı kaybedilir ve içeriği sistemde zaman içinde konsantre olur hem de sürekli olarak bu kayıp aynı karakterde su kaynağından tazelenir. Bu da sürekli olarak sisteme yeni birikinti ve/veya korozyon yapacak içeriğin eklenmesi demektir. Tek geçişli ve kapalı devre sistemlerinde su şartlandırma gayet kolaydır. Zira problemler sınırlıdır ve çözümleri efektiftir. Örneğin günümüzde - ekonomik nedenlerden dolayı - tek geçişli sistemler sadece suyun aşırı miktarda kullanıldığı deniz suyu ile soğutmalı enerji santrallerinde kullanılmaktadır. Bu sistemlerde metalürji titanyum ve/veya paslanmaz çelik olarak seçildiğinden ana sorun korozyon değil
bakteriyel kirlilik ve birikintidir. Giriş yapısında biosit (genelde klorlama) uygulaması ve ton başına belli miktarda scale inhibütörü genelde soruna çözüm olmaktadır. Kapalı devrelerde ise su kaybı olmadığından dolayı ton su başına eklenen inhibütörler sistemin uzun süre sağlıklı olarak çalışmasını ve korunmasını sağlar. Sistemde oluşabilecek su kayıpları nedeni ile taze su girişi halinde kimyasal ilavesi yapılmaktadır. Kapalı devre sistemlerinde çok sık olmasa da bakteriyel kirlilik de görülmektedir.
Bu da ton başına eklenen non-okside biositler ile rahatlıkla çözülebilmektedir.
Açık tip soğutma sistemlerinde ise yukarıda anılan 4 ana problem (birikinti, korozyon, yığılma ve bakteriyel kirlenme) problemler yaratır. Bu nedenle kimyasal şartlandırma programları bu problemlerin çözümlerini esas alır.
Kimyasal şartlandırmanın seçimi öncesinde yapılması gereken bazı inceleme (survey) ve işlemler (test ve kontroller) vardır. Bunlar: 

- Sistem inceleme raporu ( assessment, survey raporu)
- Sistemin eğiliminin tespiti (korozyon veya birikinti)
- Bakteriyel kirlilik riski ve geçmişi
- Önceki inceleme (inspection) raporları ve mevcut problemler
Yukarıdaki ana unsurlar ışığında soğutma suyu şartlandırma programı seçilerek hedeflenen değerler belirlenir. Ve bu hedefler doğrultusunda program uygulaması başlatılır. Yeni bir programa geçmeden önce mevcut durumda oluşan olumsuzlukları incelemek, gerekirse bu olumsuzların (birikinti, korozyon ürünleri, bakteriyel kirlilik, biofilm vs) temizlenmesi gerekebilir. Zira suda istenmeyen oluşumların bulunması uygulanacak kimyasalların aktivitesini ve dozaj miktarlarını da olumsuz olarak etkilemektedir.


Gemi Kimyasalları

Msds Formu

Su şartlandırma

Bayilik başvuru formu
© Tum Haklari Saklidir 2018 Web Tasarim | Global Medya